Türkiye’de Su Krizi Tarımı Tehdit Ediyor: TZOB’dan Dünya Su Günü Açıklaması
Türkiye’de Su Krizi Tarımı Tehdit Ediyor: TZOB’dan Dünya Su Günü Açıklaması
Türkiye’de su krizi alarm veriyor: TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya Su Günü’nde yaptığı açıklamada, azalan su kaynaklarının tarımı ve gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı. Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve tarımsal sulama desteklerinin artırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, küresel su krizinin tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu vurguladı. Bayraktar, suyun yalnızca bugün için değil, gelecek nesiller için de yaşam güvencesi olduğunu belirterek, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusundaki acil önlemlere dikkat çekti.

Dünya Su Günü ve 2026 Teması
1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü’nün, tatlı suyun önemine dikkat çekmek ve dünya genelinde 2 milyardan fazla insanın güvenli suya erişiminin olmadığını hatırlatmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından düzenlendiğini ifade eden Bayraktar, 2026 yılı teması olarak “Su ve Cinsiyet”in belirlendiğini açıkladı.
“Su, yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam güvencesidir. Bu nedenle suyun korunması, doğru yönetilmesi ve sürdürülebilir kullanımı tüm ülkeler için hayati bir sorumluluktur” diyen Bayraktar, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığına dikkat çekti.
Küresel Su Krizi ve Tarım
Bayraktar, Birleşmiş Milletler’in verilerine dayanarak küresel su krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıkıp, ekonomi, gıda güvenliği ve siyasi istikrar açısından ciddi riskler doğurduğunu belirtti. Tarım sektörünün bu krizden en fazla etkilenen alan olduğunu vurgulayan Bayraktar, modern tarımda su ve bitki besin maddelerinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, yeterli su olmadan verim kayıplarının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Dünya genelinde tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 40’ının su kıtlığı tehdidi altında olduğunu ifade eden Bayraktar, bir bölgede yaşanan su sıkıntısının uluslararası gıda fiyatlarını, ticaret dengelerini ve jeopolitik ilişkileri etkileyebileceğini vurguladı.
Bayraktar, tatlı su kullanımının yaklaşık yüzde 69’unun tarımda gerçekleştiğine dikkat çekerek, suyun verimli kullanılması ve hassas tarım teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti. Bitkilerin besin alımını artırırken su ihtiyacını azaltan yüksek verimli gübreler, çiftçilere yönelik eğitim programları ve toprak sağlığını güçlendiren uygulamaların desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin Su Durumu
Türkiye’de teknik ve ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarının yaklaşık 8,5 milyon hektar olduğunu, teknolojik gelişmelerle bu alanın 10,5 milyon hektara çıkabileceğini söyleyen Bayraktar, şu anda brüt 7,28 milyon hektar arazinin sulamaya açıldığını ve kalan 1,22 milyon hektarlık alan için yatırımların hızlandırılması gerektiğini belirtti.
Ülkenin yıllık kullanılabilir su potansiyelinin 112 milyar metreküp olduğunu kaydeden Bayraktar, kullanılan suyun yaklaşık yüzde 79’unun tarımda tüketildiğini ve kişi başına düşen yıllık su miktarının 1301 metreküp olduğunu açıkladı. Bayraktar, bu durumun Türkiye’nin su açısından zengin bir ülke olmadığını gösterdiğini ifade etti.
İklim Krizi ve Tarım
İklim değişikliğinin yağış rejimlerini değiştirdiğini, kuraklığı artırdığını ve su kaynaklarını tehdit ettiğini belirten Bayraktar, bu durumdan en fazla etkilenen sektörün tarım olduğunu söyledi. Aydın’da şubat ayında aşırı yağışlar ve Büyük Menderes Nehri’nin taşması sonucu binlerce dönüm tarım arazisinin zarar gördüğünü hatırlatan Bayraktar, taşkın kontrolünde beton setlerin yanında doğa tabanlı çözümler ve erken uyarı sistemlerinin önemine dikkat çekti.
Bayraktar ayrıca eski ve verimsiz sulama kanallarının yenilenmesi, sulama altyapısının modernize edilmesi gerektiğini vurgulayarak, mevcut su kaynaklarından daha fazla verim alınmasının mümkün olacağını söyledi.
Sulama Maliyetleri ve Destek Talebi
Sulu tarımın giderek daha maliyetli hale geldiğini ifade eden Bayraktar, elektrik ve mazot fiyatlarındaki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirtti. Bu nedenle, 2023 yılında uygulandığı gibi tarımsal sulama hizmet bedelinin yüzde 50 oranında desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Bayraktar, modern sulama sistemlerinin hem su tasarrufu sağladığını hem de üretim verimliliğini artırdığını, ancak yüksek maliyetler nedeniyle çiftçilerin bu sistemlere geçişinin zorlaştığını söyledi. Bu nedenle teşviklerin ve uygun kredi imkanlarının artırılması gerektiğini ifade etti.
“Su Geleceğimizdir”
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Su yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda gıda güvenliğinin ve tarımsal üretimin temelidir. Su yönetiminde yapılacak her hata, doğrudan tarımsal üretimi ve çiftçilerimizin geleceğini etkiler. Su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması ve çiftçilerimizin üretimde kalabilmesi için gerekli tüm politikaların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki suya sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.