Uzmanlardan Hayati Uyarı: Kene Tehlikesini Hafife Almayın!

Sağlık (GÖZDE) - Gözde Tv | 04.06.2026 - 10:03, Güncelleme: 04.06.2026 - 10:03
 

Uzmanlardan Hayati Uyarı: Kene Tehlikesini Hafife Almayın!

Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakalarında artış yaşanırken, uzmanlar ölümcül seyredebilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşları uyardı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İmran Hasanoğlu, kene tutunmasının hafife alınmaması gerektiğini belirterek, erken fark edilen vakalarda doğru müdahalenin hayat kurtardığını söyledi.
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte doğada geçirilen zaman artarken, uzmanlar kene kaynaklı hastalıklara karşı vatandaşları uyarıyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar ve doğayla iç içe vakit geçirenler için ciddi risk oluşturan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), erken fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İmran Hasanoğlu, kene tutunması ve KKKA hastalığı hakkında önemli açıklamalarda bulunarak vatandaşların alması gereken önlemleri anlattı. “Küçücük Bir Kene Hayatınıza Mal Olabilir” Yaz aylarının gelişiyle birlikte kene vakalarının arttığını belirten Hasanoğlu, doğada geçirilen keyifli bir günün bazen ciddi sağlık sorunlarına dönüşebildiğini söyledi. “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, bazı kenelerin taşıdığı virüslerin neden olduğu ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Ancak bilinmesi gereken önemli bir nokta, her kenenin bu virüsü taşımadığıdır. Özellikle Hyalomma türü keneler hastalığın bulaşmasında önemli rol oynar” diyen Hasanoğlu, vatandaşların bilinçli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Hastalık Nasıl Bulaşıyor? Uzmanlara göre KKKA’nın en yaygın bulaş yolu, virüs taşıyan kenelerin insan vücuduna tutunması. Ancak bulaş sadece bununla sınırlı değil. Enfekte kenelerin çıplak elle çıkarılmaya çalışılması, hayvanların üzerinden kene toplanması, hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas edilmesi de virüsün bulaşmasına neden olabiliyor. Ayrıca KKKA tanısıyla tedavi gören hastaların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas eden sağlık çalışanları ve yakınları da risk altında bulunuyor. Uzmanlar, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ve hayvancılıkla uğraşan kişilerin bu konuda son derece dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. İlk Belirtiler Grip ile Karıştırılabiliyor KKKA hastalığının belirtileri genellikle kene tutunmasından sonra 1 ila 3 gün içinde ortaya çıkıyor. Bazı vakalarda ise bu süre 9 güne kadar uzayabiliyor. Hastalığın ilk belirtileri arasında: Yüksek ateş Şiddetli baş ağrısı Halsizlik Kas ve eklem ağrıları Bulantı ve kusma Karın ağrısı İshal yer alıyor. Bu belirtilerin birçok hastalıkla benzerlik göstermesi nedeniyle erken dönemde tanı koymak zorlaşabiliyor. Ancak uzmanlar, kene teması öyküsü bulunan kişilerin bu belirtileri ciddiye alması gerektiğini ifade ediyor. Ağır Vakalar Ölümle Sonuçlanabiliyor Hastalığın ilerleyen dönemlerinde tablo daha ağır hale gelebiliyor. Özellikle kanama belirtileri ortaya çıktığında acil tıbbi müdahale gerekiyor. KKKA hastalarında; Burun kanaması, Diş eti kanaması, İdrarda kan görülmesi, Deride morluklar, Yaygın cilt altı kanamalar gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, kanamanın vücudun hemen her bölgesinde görülebileceğini ve bu durumun hastalığın ağır seyrettiğinin göstergesi olduğunu belirtiyor. Kimler Daha Fazla Risk Altında? KKKA açısından en riskli gruplar arasında: Çiftçiler, Hayvancılıkla uğraşanlar, Çobanlar, Veteriner hekimler, Mezbaha çalışanları, Orman işçileri, Kampçılar ve doğa sporlarıyla ilgilenenler, Sağlık çalışanları bulunuyor. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında kırsal bölgelerde çalışan kişilerin koruyucu önlemleri eksiksiz uygulaması gerektiği vurgulanıyor. Keneler Zıplamaz, Uçmaz Toplumda kenelerle ilgili yanlış bilinen birçok bilgi bulunduğunu belirten Hasanoğlu, kenelerin ağaçlardan insanların üzerine atladığı yönündeki inanışın doğru olmadığını söyledi. “Keneler ne uçar ne de zıplar. Genellikle otların, çalıların ve çimenlerin arasında bulunurlar. İnsanlara yer seviyesinden ulaşırlar” diyen uzmanlar, korunmanın sanıldığından daha kolay olduğunu ifade ediyor. Korunmanın Basit Ama Etkili Yolları Uzmanların önerdiği başlıca korunma yöntemleri şöyle: Açık renkli kıyafetler tercih edilmeli. Uzun kollu ve vücudu örten kıyafetler giyilmeli. Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı. Çimenlik alanlara doğrudan oturulmamalı veya uzanılmamalı. Pikniklerde açık renkli örtüler kullanılmalı. Kırsal alandan dönüşte tüm vücut ayrıntılı şekilde kontrol edilmeli. Saç diplerinden kulak arkasına, koltuk altlarından diz arkalarına, genital bölgeden ayak parmak aralarına kadar tüm vücut dikkatlice incelenmeli. Çocuklar da Kontrol Edilmeli Uzmanlar yalnızca yetişkinlerin değil çocukların da mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. Kenenin vücutta kalma süresi uzadıkça virüs bulaşma riskinin ve hastalığın ağır seyretme olasılığının arttığını ifade eden Hasanoğlu, erken fark edilen ve doğru şekilde çıkarılan kenelerin ciddi hastalıkların önüne geçebileceğini söylüyor. Kene Nasıl Çıkarılmalı? Kene tespit edildiğinde yapılan en büyük hata, çıplak elle müdahale etmek. Uzmanlara göre kene çıkarılırken eldiven kullanılması ideal yöntem olsa da her zaman eldiven bulunamayabilir. Böyle durumlarda poşet, bez veya kağıt gibi bir materyal yardımıyla kene tutulmalı ve ciltle doğrudan temas engellenmelidir. Kene çıkarıldıktan sonra bölgenin sabunlu suyla yıkanması öneriliyor. Bu Hataları Asla Yapmayın! Uzmanlar, halk arasında yaygın olan bazı uygulamaların son derece tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor. Kenenin üzerine: Sigara basılması, Kolonya dökülmesi, Gaz yağı sürülmesi, Yakılması, Kimyasal maddeler uygulanması gibi yöntemler, kenenin strese girerek daha fazla enfekte materyal salgılamasına ve bulaş riskinin artmasına neden olabiliyor. Kene Çıkarıldıktan Sonra 10 Gün Takip Şart Kene çıkarılmış olsa bile risk tamamen ortadan kalkmıyor. Uzmanlar, kene tutunması yaşayan kişilerin 10 gün boyunca kendilerini dikkatle izlemeleri gerektiğini belirtiyor. Bu süreçte: Ateş, Baş ağrısı, Halsizlik, Kas ağrıları, Bulantı, Kusma, İshal, Morarma, Herhangi bir kanama belirtisi ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. “Doğru Bilgi ve Doğru Önlem Hayat Kurtarır” Açıklamalarının sonunda vatandaşlara önemli mesajlar veren Doç. Dr. İmran Hasanoğlu, KKKA'nın ciddi ancak önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Hasanoğlu, “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hayatı tehdit eden ancak doğru bilgi ve doğru önlemlerle büyük ölçüde önlenebilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Keneyi hafife almayalım. Doğada vakit geçirirken gerekli tedbirleri alarak hem kendimizi hem de sevdiklerimizi koruyabiliriz” ifadelerini kullandı. Yetkililer, özellikle yaz aylarında kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ve doğa aktivitelerine katılan kişilerin kene kontrolünü ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayarak, şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulmasının hayati önem taşıdığını hatırlatıyor. 
Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakalarında artış yaşanırken, uzmanlar ölümcül seyredebilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşları uyardı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İmran Hasanoğlu, kene tutunmasının hafife alınmaması gerektiğini belirterek, erken fark edilen vakalarda doğru müdahalenin hayat kurtardığını söyledi.

Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte doğada geçirilen zaman artarken, uzmanlar kene kaynaklı hastalıklara karşı vatandaşları uyarıyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar ve doğayla iç içe vakit geçirenler için ciddi risk oluşturan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), erken fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İmran Hasanoğlu, kene tutunması ve KKKA hastalığı hakkında önemli açıklamalarda bulunarak vatandaşların alması gereken önlemleri anlattı.

“Küçücük Bir Kene Hayatınıza Mal Olabilir”

Yaz aylarının gelişiyle birlikte kene vakalarının arttığını belirten Hasanoğlu, doğada geçirilen keyifli bir günün bazen ciddi sağlık sorunlarına dönüşebildiğini söyledi.

“Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, bazı kenelerin taşıdığı virüslerin neden olduğu ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Ancak bilinmesi gereken önemli bir nokta, her kenenin bu virüsü taşımadığıdır. Özellikle Hyalomma türü keneler hastalığın bulaşmasında önemli rol oynar” diyen Hasanoğlu, vatandaşların bilinçli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Hastalık Nasıl Bulaşıyor?

Uzmanlara göre KKKA’nın en yaygın bulaş yolu, virüs taşıyan kenelerin insan vücuduna tutunması. Ancak bulaş sadece bununla sınırlı değil.

Enfekte kenelerin çıplak elle çıkarılmaya çalışılması, hayvanların üzerinden kene toplanması, hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas edilmesi de virüsün bulaşmasına neden olabiliyor. Ayrıca KKKA tanısıyla tedavi gören hastaların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas eden sağlık çalışanları ve yakınları da risk altında bulunuyor.

Uzmanlar, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ve hayvancılıkla uğraşan kişilerin bu konuda son derece dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

İlk Belirtiler Grip ile Karıştırılabiliyor

KKKA hastalığının belirtileri genellikle kene tutunmasından sonra 1 ila 3 gün içinde ortaya çıkıyor. Bazı vakalarda ise bu süre 9 güne kadar uzayabiliyor.

Hastalığın ilk belirtileri arasında:

Yüksek ateş

Şiddetli baş ağrısı

Halsizlik

Kas ve eklem ağrıları

Bulantı ve kusma

Karın ağrısı

İshal

yer alıyor.

Bu belirtilerin birçok hastalıkla benzerlik göstermesi nedeniyle erken dönemde tanı koymak zorlaşabiliyor. Ancak uzmanlar, kene teması öyküsü bulunan kişilerin bu belirtileri ciddiye alması gerektiğini ifade ediyor.

Ağır Vakalar Ölümle Sonuçlanabiliyor

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde tablo daha ağır hale gelebiliyor. Özellikle kanama belirtileri ortaya çıktığında acil tıbbi müdahale gerekiyor.

KKKA hastalarında;

Burun kanaması,

Diş eti kanaması,

İdrarda kan görülmesi,

Deride morluklar,

Yaygın cilt altı kanamalar

gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlar, kanamanın vücudun hemen her bölgesinde görülebileceğini ve bu durumun hastalığın ağır seyrettiğinin göstergesi olduğunu belirtiyor.

Kimler Daha Fazla Risk Altında?

KKKA açısından en riskli gruplar arasında:

Çiftçiler,

Hayvancılıkla uğraşanlar,

Çobanlar,

Veteriner hekimler,

Mezbaha çalışanları,

Orman işçileri,

Kampçılar ve doğa sporlarıyla ilgilenenler,

Sağlık çalışanları

bulunuyor.

Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında kırsal bölgelerde çalışan kişilerin koruyucu önlemleri eksiksiz uygulaması gerektiği vurgulanıyor.

Keneler Zıplamaz, Uçmaz

Toplumda kenelerle ilgili yanlış bilinen birçok bilgi bulunduğunu belirten Hasanoğlu, kenelerin ağaçlardan insanların üzerine atladığı yönündeki inanışın doğru olmadığını söyledi.

“Keneler ne uçar ne de zıplar. Genellikle otların, çalıların ve çimenlerin arasında bulunurlar. İnsanlara yer seviyesinden ulaşırlar” diyen uzmanlar, korunmanın sanıldığından daha kolay olduğunu ifade ediyor.

Korunmanın Basit Ama Etkili Yolları

Uzmanların önerdiği başlıca korunma yöntemleri şöyle:

Açık renkli kıyafetler tercih edilmeli.

Uzun kollu ve vücudu örten kıyafetler giyilmeli.

Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı.

Çimenlik alanlara doğrudan oturulmamalı veya uzanılmamalı.

Pikniklerde açık renkli örtüler kullanılmalı.

Kırsal alandan dönüşte tüm vücut ayrıntılı şekilde kontrol edilmeli.

Saç diplerinden kulak arkasına, koltuk altlarından diz arkalarına, genital bölgeden ayak parmak aralarına kadar tüm vücut dikkatlice incelenmeli.

Çocuklar da Kontrol Edilmeli

Uzmanlar yalnızca yetişkinlerin değil çocukların da mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kenenin vücutta kalma süresi uzadıkça virüs bulaşma riskinin ve hastalığın ağır seyretme olasılığının arttığını ifade eden Hasanoğlu, erken fark edilen ve doğru şekilde çıkarılan kenelerin ciddi hastalıkların önüne geçebileceğini söylüyor.

Kene Nasıl Çıkarılmalı?

Kene tespit edildiğinde yapılan en büyük hata, çıplak elle müdahale etmek.

Uzmanlara göre kene çıkarılırken eldiven kullanılması ideal yöntem olsa da her zaman eldiven bulunamayabilir. Böyle durumlarda poşet, bez veya kağıt gibi bir materyal yardımıyla kene tutulmalı ve ciltle doğrudan temas engellenmelidir.

Kene çıkarıldıktan sonra bölgenin sabunlu suyla yıkanması öneriliyor.

Bu Hataları Asla Yapmayın!

Uzmanlar, halk arasında yaygın olan bazı uygulamaların son derece tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.

Kenenin üzerine:

Sigara basılması,

Kolonya dökülmesi,

Gaz yağı sürülmesi,

Yakılması,

Kimyasal maddeler uygulanması

gibi yöntemler, kenenin strese girerek daha fazla enfekte materyal salgılamasına ve bulaş riskinin artmasına neden olabiliyor.

Kene Çıkarıldıktan Sonra 10 Gün Takip Şart

Kene çıkarılmış olsa bile risk tamamen ortadan kalkmıyor.

Uzmanlar, kene tutunması yaşayan kişilerin 10 gün boyunca kendilerini dikkatle izlemeleri gerektiğini belirtiyor.

Bu süreçte:

Ateş,

Baş ağrısı,

Halsizlik,

Kas ağrıları,

Bulantı,

Kusma,

İshal,

Morarma,

Herhangi bir kanama belirtisi

ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

“Doğru Bilgi ve Doğru Önlem Hayat Kurtarır”

Açıklamalarının sonunda vatandaşlara önemli mesajlar veren Doç. Dr. İmran Hasanoğlu, KKKA'nın ciddi ancak önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti.

Hasanoğlu, “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hayatı tehdit eden ancak doğru bilgi ve doğru önlemlerle büyük ölçüde önlenebilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Keneyi hafife almayalım. Doğada vakit geçirirken gerekli tedbirleri alarak hem kendimizi hem de sevdiklerimizi koruyabiliriz” ifadelerini kullandı.

Yetkililer, özellikle yaz aylarında kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ve doğa aktivitelerine katılan kişilerin kene kontrolünü ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayarak, şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulmasının hayati önem taşıdığını hatırlatıyor. 

Adıyaman HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gozdetv.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.