Mustafa Varank: Özgür Özel o arabayı iade etmelidir

Gündem (MHA) - Millet Haber Ajansı | 04.05.2026 - 13:32, Güncelleme: 04.05.2026 - 13:32
 

Mustafa Varank: Özgür Özel o arabayı iade etmelidir

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, savunma sanayinden siyasi etik tartışmalarına, muhalefetin tutumundan yerel yönetimlere kadar önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin son yıllarda hem savunma sanayinde hem de teknolojik alanlarda önemli atılımlar gerçekleştirdiğini belirten Varank, siyasette ise etik ve sorumluluk vurgusu yaptı.
Türkiye Basın Federasyonu Tarafından düzenlenen “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Parti Bursa Milletvekili Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Siyasi etik ve kamuoyundaki tartışmalar Mustafa Varank, son dönemde gündemde olan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın CHP’den ihracı konusunda değerlendirmelerde bulundu. Varank, kamu imkânlarının kişisel ilişkiler çerçevesinde kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Aslında Özkan Yalım ihraç edilmedi diyorlar. Çünkü disiplin komitesi ayın 11'inde toplanacakmış. Biz ihraç ettik diyorlar ama 11'inde resmi olarak ihraç edildiğini söyleyenler de var. Ama işin acı tarafı şu, bizim kulağımıza gelen duyumlar var. Bu şahısla ilgili aslında kendi teşkilatlarının, kendi il başkanlarının, oradaki yöneticilerinin genel merkeze şikâyette bulunduğu, burada birtakım usulsüzlükler, yanlışlıklar, ahlaka mugayir şeyler olduğunu, kendi teşkilatlarının da genel merkezlerine ilettiği ama genel merkezlerin kulağının üstüne yattığıyla ilgili iddialar da var. Siyaset yapacaksanız net olacaksınız. Eğer ortada böyle bir şahıs varsa yapmanız gereken hadise bunu partinizden göndermektir. Eğer siz bunda tereddüt ediyorsanız, geldiğimiz noktada artık sosyal medyada bu kadar işler ayyuka çıkmışken, herkesin ifadeleri ortadayken, görüntüler ortadayken, siz de eğer bu şahısla ilgili gereğini yapmıyorsanız, bir kere vatandaş nezdinde hiçbir itibarınız kalmaz. Hiçbir doğruluğunuz, dürüstlüğünüz kalmaz ve herkesin aklına şu soru işareti gelir. Ya acaba bunların nasıl bir ilişkisi var ki bu adam bu kadar herkesin eleştirdiği, bir hususta bununla ilgili gereğini yapmıyor. Siyasetin itibarından şikâyet ediliyor. Siyasetin itibarı yerlerde, siyasetçilerin itibarı yerlerde. İşte neden oluyor bunlar? Bunun gibi hususlardan oluyor. Herkesin hemfikir olduğu, herkesin gözünün önünde bir yanlışın olduğu hususta bir genel merkez, bir parti gereğini yapmazsa işte siyasetin itibarı o zaman yerlere düşer. Hangi ilişkim olursa olsun, bu kadar ahlaksızlığın olduğu, yanlışlığın olduğu, milletin paralarının kendi keyfi için harcandığı bir ortamda bir genel merkez bunu nasıl yapmaz.” “Demek ki farklı ilişkiler var. Belediyenin modifiye yaptırdığı araca niye biniyorsunuz? İhtiyacınız mı var?” CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in aracının Uşak Belediyesi tarafından 6,5 Milyon liraya modifiye ettirildiği iddialarına ilişkin Varank, Özgür Özel, eğer böyle bir şey varsa tabii ki aracı iade etmeli. Yani siz belediyenin modifiyesini yaptığı bir araca neden biniyorsunuz? Buna ihtiyacınız da yok. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi'nin buna ihtiyacı olabilir mi? Diye konuştu. Meclisimiz muhalefetin bütün grup başkanlarına, grup başkan vekillerine arabalar tahsis ediyor. Niye? İşte seçim çalışmasını düzgün yapsın diye. Yani sizin oradaki modifiye aracın ihtiyacınız da yok. Ben bunu da anlamakta güçlük çekiyorum diyen Mustafa Varank, demek ki başka ilişkiler var, farklı değerlendirmeler var. Şeklinde konuştu. “O kim de İHA, SİHA onu izlesin? Bir teknedeki eğlence görüntülerine ilişkin İHA; SİHA'lar mı çekti bu görüntüyü? Şeklindeki soruya; “Telefonda çekilmiş bir görüntü. İHA, SİHA ona mı kaldı, onu mu izleyecek? O kim ki onu izlesin. İktidar partisi tarafından da böyle yanlışlıklar, bu kadar aleni yapılan hatalar varsa, iktidar partisinin de bunun gereğini yapması gerekir. Yani bunu yapmadığımız zaman işte biz siyasetin itibarından bahsedemiyoruz. Dolayısıyla burada yaşanan hadise kabul edilebilir bir hadise değil. Ama bu ilk de değil. Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir vekili işte Edirne'den kendi aracıyla elektronik sigara kaçakçılığı yaptığı ortaya çıktı. Partinin bunu ihraç etmesi gerekirken yok neymiş, istifa etmiş. İstifasından sonra yargılanacakmış. Partiden istifa etse de vekillikten etmedi. Şu anda yargılanamıyor. Ondan sonra açığa çıkarsa onu partiden ihraç edeceklermiş. Bilmiyorum son durumu ne o vekil arkadaşın siz burada gereğini siyasi partiler olarak yapmak mecburiyetindesiniz. Eğer bunu yapmazsanız işte herkesin aklına o soru gelir. Burada nasıl bir ilişki var? Nasıl bir çıkar ilişkisi var? Nasıl farklı bir ilişki var k i bu kadar yanlış yapan insanlar korunuyor? Bu kadar yanlış yapan insanlarla sizin vatandaş nezdinde bir sempati oluşturmanız mümkün değil. Dolayısıyla bunlar kabul edilebilir işler değil. Ve gerçekten şu anda Siyasetin itibarı ve yerli ve düşülen hadiseler bunlar. Siyasetçilerin tamamının kendine çeki düzen vermesi lazım.” Siyasetin şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde yürütülmesi gerektiğini belirten Varank, “Açıkça yanlış olduğu görülen konularda gerekli adımlar atılmazsa, bu durum siyasetin itibarını zedeler” dedi. “Siyaset elbette eleştiriye açıktır. Herkes hata yapabilir ve bu hatalar kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak burada asıl üzerinde durmamız gereken mesele, olayların özüdür. Bahsi geçen olayda da dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. İlgili kişi farklı açıklamalar yapmış olabilir, ancak kamuoyuna yansıyan iddialar son derece ciddi. Deniliyor ki, bir siyasi görevliye tahsis edilmiş resmi plaka bir iş insanına verilmiş ve bu kişi tarafından kullanılmış. Aynı ismin, söz konusu görüntülerde de yer aldığı ifade ediliyor. Şimdi burada sormamız gereken soru çok açık: Bir siyasetçi, kendisine devlet tarafından görevini yerine getirmesi için tahsis edilmiş bir imkânı nasıl olur da üçüncü bir şahsa devredebilir? Bu mesele, kişisel hayat ya da özel tercihler meselesi değildir. Kim nerede vakit geçirir, nasıl yaşar; bu ayrı bir konudur. Ancak kamuya ait bir yetkinin, bir imkânın veya bir ayrıcalığın kişisel ilişkiler çerçevesinde kullanılması, işte burada ciddi bir siyasi etik sorunu ortaya çıkar. Bizim odaklanmamız gereken nokta da tam olarak burasıdır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu kaynaklarının doğru kullanımı siyasetin temelidir.” “Gençler siyasetten uzaklaşıyor” Siyasette yaşanan tartışmaların gençlerin ilgisini olumsuz etkilediğini belirten Varank, sürekli polemiklerin ve etik sorunların siyaseti cazip olmaktan uzaklaştırdığını söyledi. “Gençler siyaseti bir çözüm üretme alanı olarak değil, bir çekişme alanı olarak görüyor. Bu da siyasete olan ilgiyi azaltıyor” ifadelerini kullandı. CHP’de adaylık tartışmaları CHP’de adaylık konusunda ciddi tartışmaların olduğu yönündeki bir soruya Varank, Bir siyasi partinin kimi aday göstereceği, tamamen o partinin kendi iç meselesidir. Bizim açımızdan adayın kim olduğu değil, ortaya koyduğumuz siyasi anlayış ve milletimize sunduğumuz vizyon önemlidir. Değerlendirmesinde bulundu.  “CHP yönetiminin Özgür Özel etrafında şekillendiğini görüyoruz. Parti içindeki söylemler, Meclis’teki tutumlar ve kamuoyuna yansıyan mesajlar, mevcut yönetimin önceliğinin kendi genel başkanını güçlendirmek olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, aynı parti içinde adı geçen Mansur Yavaş için kısa vadede güçlü bir adaylık iradesi ortaya konulacağını düşünmek zor. Elbette siyaset dinamik bir süreçtir, şartlar değişebilir; ancak mevcut tablo bu yönde değil. Diğer yandan Ekrem İmamoğlu ile ilgili tartışmaların da parti içinde farklı dengeler oluşturduğu görülüyor. Onun aday olması diplomadan dolayı mümkün görünmüyor. Bu süreçlerin nasıl sonuçlanacağını ise zaman gösterecek; çünkü hem siyasi hem de hukuki boyutları olan başlıklar söz konusu. Parti içi tartışmalar bununla da sınırlı değil. Önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili “geri dönüş” ihtimali zaman zaman gündeme geliyor. Ancak bu tür senaryoların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hem hukuki süreçlere hem de parti içi dengelere bağlı. Burada daha geniş bir çerçeve çizmek gerekirse: Bir siyasi partinin iç süreçlerinin sağlıklı işlemesi, sadece o partiyi değil, tüm siyaset kurumunu etkiler. Şeffaflık, liyakat ve güçlü bir iç demokrasi olmadığı zaman, bu durum dışarıya da yansır ve siyasetin genel itibarı zarar görür. Ancak bugünkü verilerle bakıldığında, Mansur Yavaş’ın aday olacağını sanmıyorum. Kısa vadede bu yönde güçlü bir adım beklentisi sınırlı görünüyor. Siyaset uzun soluklu bir süreçtir. Bugün kesin görünen birçok şey, yarın değişebilir. Bu nedenle gelişmeleri dikkatle takip etmek gerekir.” Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Varank, aday belirleme sürecinin partinin kendi meselesi olduğunu söyledi. Ancak mevcut tabloya bakıldığında CHP yönetiminin Özgür Özel etrafında şekillendiğini ifade etti. Varank, Mansur Yavaş’ın adaylığına ilişkin kısa vadede güçlü bir adım beklemediğini belirtirken, Ekrem İmamoğlu ile ilgili gelişmelerin de parti içi dengeleri etkilediğini söyledi. Kongre tartışmaları ve iç eleştiriler CHP’deki kongre sürecine ilişkin iddialara da değinen Varank, Kurultay da şaibe olduğunu CHP’liler söylüyor. Kamuoyuna yansıyan bazı tartışmaların siyasetin genel itibarı açısından olumsuz olduğunu söyledi. Parti içi süreçlerde şeffaflığın önemine vurgu yaptı. Savunma sanayinde “zihniyet devrimi” Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı “devrim” olarak nitelendiren Varank, bu sürecin temelinin 2004 yılında alınan stratejik kararlara dayandığını ifade etti. O dönemde ihtiyaçların büyük ölçüde yurt dışından karşılandığını hatırlatan Varank, “Kendi üretmediğimiz sistemleri satın almama yönünde ortaya konan irade, Türkiye’nin kaderini değiştirdi” dedi. Bugün savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıktığını belirten Varank, özellikle kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılmasının hayati önemde olduğunu vurguladı. Sahada üretim, sahada geliştirme Savunma sanayinde elde edilen başarının en önemli unsurlarından birinin sahayla kurulan doğrudan ilişki olduğunu ifade eden Varank, şirketlerin sahada aktif rol aldığını söyledi. “Artık firmalarımız askerimizle yan yana çalışıyor. Sahada ortaya çıkan ihtiyaçlara anında müdahale ediliyor, geri bildirimler hızla ürüne yansıtılıyor. Bu sadece teknik bir süreç değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür” diye konuştu. İHA başarısı ve yeni teknolojilere odaklanma Türkiye’nin insansız hava araçları alanında yakaladığı başarıya dikkat çeken Varank, bu alanda doğru zamanda yapılan yatırımların karşılığının alındığını ifade etti. Küresel ölçekte rekabetin nispeten yeni olduğu bir alana odaklanmanın Türkiye’yi öne çıkardığını belirtti. Elektrikli araç dönüşümüne de değinen Varank, TOGG projesinin de benzer bir vizyonla ortaya çıktığını söyledi. Geleneksel otomotiv sektöründe rekabetin zor olduğunu ancak elektrikli mobilite alanının yeni fırsatlar sunduğunu kaydetti. “Siyasi irade olmasaydı başarı gelmezdi” Geçmişte yerli üretim girişimlerinin yeterince desteklenmediğini ifade eden Varank, Devrim otomobili örneğini hatırlattı. Güçlü bir siyasi irade olmadan bu tür projelerin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Varank, bugün gelinen noktada bu iradenin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi. Belediyeler ve denetim vurgusu Yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Varank, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının tüm belediyeler için titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade etti. “Bir yerde yanlış yapılıyor diye başka bir yerde de yapılması kabul edilemez” diyen Varank, kendi belediyelerinde güçlü denetim mekanizmaları bulunduğunu ve hatalar karşısında gerekli adımların atıldığını söyledi. “Siyasetin odağı hizmet olmalı” Varank, siyasetin temel amacının millete hizmet etmek olduğunu belirterek, tartışmaların değil hizmet üretiminin ön planda olması gerektiğini vurguladı. “Siyaset, karşı tarafın hataları üzerinden değil, ortaya koyduğunuz hizmetler üzerinden değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı. MİLLET HABER AJANSI / ANKARA
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, savunma sanayinden siyasi etik tartışmalarına, muhalefetin tutumundan yerel yönetimlere kadar önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin son yıllarda hem savunma sanayinde hem de teknolojik alanlarda önemli atılımlar gerçekleştirdiğini belirten Varank, siyasette ise etik ve sorumluluk vurgusu yaptı.

Türkiye Basın Federasyonu Tarafından düzenlenen “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Parti Bursa Milletvekili Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Siyasi etik ve kamuoyundaki tartışmalar

Mustafa Varank, son dönemde gündemde olan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın CHP’den ihracı konusunda değerlendirmelerde bulundu. Varank, kamu imkânlarının kişisel ilişkiler çerçevesinde kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

“Aslında Özkan Yalım ihraç edilmedi diyorlar. Çünkü disiplin komitesi ayın 11'inde toplanacakmış. Biz ihraç ettik diyorlar ama 11'inde resmi olarak ihraç edildiğini söyleyenler de var. Ama işin acı tarafı şu, bizim kulağımıza gelen duyumlar var. Bu şahısla ilgili aslında kendi teşkilatlarının, kendi il başkanlarının, oradaki yöneticilerinin genel merkeze şikâyette bulunduğu, burada birtakım usulsüzlükler, yanlışlıklar, ahlaka mugayir şeyler olduğunu, kendi teşkilatlarının da genel merkezlerine ilettiği ama genel merkezlerin kulağının üstüne yattığıyla ilgili iddialar da var. Siyaset yapacaksanız net olacaksınız. Eğer ortada böyle bir şahıs varsa yapmanız gereken hadise bunu partinizden göndermektir. Eğer siz bunda tereddüt ediyorsanız, geldiğimiz noktada artık sosyal medyada bu kadar işler ayyuka çıkmışken, herkesin ifadeleri ortadayken, görüntüler ortadayken, siz de eğer bu şahısla ilgili gereğini yapmıyorsanız, bir kere vatandaş nezdinde hiçbir itibarınız kalmaz. Hiçbir doğruluğunuz, dürüstlüğünüz kalmaz ve herkesin aklına şu soru işareti gelir. Ya acaba bunların nasıl bir ilişkisi var ki bu adam bu kadar herkesin eleştirdiği, bir hususta bununla ilgili gereğini yapmıyor. Siyasetin itibarından şikâyet ediliyor. Siyasetin itibarı yerlerde, siyasetçilerin itibarı yerlerde. İşte neden oluyor bunlar? Bunun gibi hususlardan oluyor. Herkesin hemfikir olduğu, herkesin gözünün önünde bir yanlışın olduğu hususta bir genel merkez, bir parti gereğini yapmazsa işte siyasetin itibarı o zaman yerlere düşer. Hangi ilişkim olursa olsun, bu kadar ahlaksızlığın olduğu, yanlışlığın olduğu, milletin paralarının kendi keyfi için harcandığı bir ortamda bir genel merkez bunu nasıl yapmaz.”

“Demek ki farklı ilişkiler var. Belediyenin modifiye yaptırdığı araca niye biniyorsunuz? İhtiyacınız mı var?”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in aracının Uşak Belediyesi tarafından 6,5 Milyon liraya modifiye ettirildiği iddialarına ilişkin Varank, Özgür Özel, eğer böyle bir şey varsa tabii ki aracı iade etmeli. Yani siz belediyenin modifiyesini yaptığı bir araca neden biniyorsunuz? Buna ihtiyacınız da yok. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi'nin buna ihtiyacı olabilir mi? Diye konuştu.

Meclisimiz muhalefetin bütün grup başkanlarına, grup başkan vekillerine arabalar tahsis ediyor. Niye? İşte seçim çalışmasını düzgün yapsın diye. Yani sizin oradaki modifiye aracın ihtiyacınız da yok. Ben bunu da anlamakta güçlük çekiyorum diyen Mustafa Varank, demek ki başka ilişkiler var, farklı değerlendirmeler var. Şeklinde konuştu.

“O kim de İHA, SİHA onu izlesin?

Bir teknedeki eğlence görüntülerine ilişkin İHA; SİHA'lar mı çekti bu görüntüyü? Şeklindeki soruya;

“Telefonda çekilmiş bir görüntü. İHA, SİHA ona mı kaldı, onu mu izleyecek? O kim ki onu izlesin. İktidar partisi tarafından da böyle yanlışlıklar, bu kadar aleni yapılan hatalar varsa, iktidar partisinin de bunun gereğini yapması gerekir. Yani bunu yapmadığımız zaman işte biz siyasetin itibarından bahsedemiyoruz. Dolayısıyla burada yaşanan hadise kabul edilebilir bir hadise değil. Ama bu ilk de değil. Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir vekili işte Edirne'den kendi aracıyla elektronik sigara kaçakçılığı yaptığı ortaya çıktı. Partinin bunu ihraç etmesi gerekirken yok neymiş, istifa etmiş. İstifasından sonra yargılanacakmış. Partiden istifa etse de vekillikten etmedi.

Şu anda yargılanamıyor. Ondan sonra açığa çıkarsa onu partiden ihraç edeceklermiş. Bilmiyorum son durumu ne o vekil arkadaşın siz burada gereğini siyasi partiler olarak yapmak mecburiyetindesiniz. Eğer bunu yapmazsanız işte herkesin aklına o soru gelir. Burada nasıl bir ilişki var? Nasıl bir çıkar ilişkisi var? Nasıl farklı bir ilişki var k i bu kadar yanlış yapan insanlar korunuyor? Bu kadar yanlış yapan insanlarla sizin vatandaş nezdinde bir sempati oluşturmanız mümkün değil. Dolayısıyla bunlar kabul edilebilir işler değil. Ve gerçekten şu anda Siyasetin itibarı ve yerli ve düşülen hadiseler bunlar. Siyasetçilerin tamamının kendine çeki düzen vermesi lazım.”

Siyasetin şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde yürütülmesi gerektiğini belirten Varank, “Açıkça yanlış olduğu görülen konularda gerekli adımlar atılmazsa, bu durum siyasetin itibarını zedeler” dedi.

“Siyaset elbette eleştiriye açıktır. Herkes hata yapabilir ve bu hatalar kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak burada asıl üzerinde durmamız gereken mesele, olayların özüdür.

Bahsi geçen olayda da dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. İlgili kişi farklı açıklamalar yapmış olabilir, ancak kamuoyuna yansıyan iddialar son derece ciddi. Deniliyor ki, bir siyasi görevliye tahsis edilmiş resmi plaka bir iş insanına verilmiş ve bu kişi tarafından kullanılmış. Aynı ismin, söz konusu görüntülerde de yer aldığı ifade ediliyor.

Şimdi burada sormamız gereken soru çok açık:

Bir siyasetçi, kendisine devlet tarafından görevini yerine getirmesi için tahsis edilmiş bir imkânı nasıl olur da üçüncü bir şahsa devredebilir?

Bu mesele, kişisel hayat ya da özel tercihler meselesi değildir. Kim nerede vakit geçirir, nasıl yaşar; bu ayrı bir konudur. Ancak kamuya ait bir yetkinin, bir imkânın veya bir ayrıcalığın kişisel ilişkiler çerçevesinde kullanılması, işte burada ciddi bir siyasi etik sorunu ortaya çıkar.

Bizim odaklanmamız gereken nokta da tam olarak burasıdır.

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu kaynaklarının doğru kullanımı siyasetin temelidir.”

“Gençler siyasetten uzaklaşıyor”

Siyasette yaşanan tartışmaların gençlerin ilgisini olumsuz etkilediğini belirten Varank, sürekli polemiklerin ve etik sorunların siyaseti cazip olmaktan uzaklaştırdığını söyledi.

“Gençler siyaseti bir çözüm üretme alanı olarak değil, bir çekişme alanı olarak görüyor. Bu da siyasete olan ilgiyi azaltıyor” ifadelerini kullandı.

CHP’de adaylık tartışmaları

CHP’de adaylık konusunda ciddi tartışmaların olduğu yönündeki bir soruya Varank, Bir siyasi partinin kimi aday göstereceği, tamamen o partinin kendi iç meselesidir. Bizim açımızdan adayın kim olduğu değil, ortaya koyduğumuz siyasi anlayış ve milletimize sunduğumuz vizyon önemlidir. Değerlendirmesinde bulundu.

 “CHP yönetiminin Özgür Özel etrafında şekillendiğini görüyoruz. Parti içindeki söylemler, Meclis’teki tutumlar ve kamuoyuna yansıyan mesajlar, mevcut yönetimin önceliğinin kendi genel başkanını güçlendirmek olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle, aynı parti içinde adı geçen Mansur Yavaş için kısa vadede güçlü bir adaylık iradesi ortaya konulacağını düşünmek zor. Elbette siyaset dinamik bir süreçtir, şartlar değişebilir; ancak mevcut tablo bu yönde değil.

Diğer yandan Ekrem İmamoğlu ile ilgili tartışmaların da parti içinde farklı dengeler oluşturduğu görülüyor. Onun aday olması diplomadan dolayı mümkün görünmüyor. Bu süreçlerin nasıl sonuçlanacağını ise zaman gösterecek; çünkü hem siyasi hem de hukuki boyutları olan başlıklar söz konusu.

Parti içi tartışmalar bununla da sınırlı değil. Önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili “geri dönüş” ihtimali zaman zaman gündeme geliyor. Ancak bu tür senaryoların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hem hukuki süreçlere hem de parti içi dengelere bağlı.

Burada daha geniş bir çerçeve çizmek gerekirse:

Bir siyasi partinin iç süreçlerinin sağlıklı işlemesi, sadece o partiyi değil, tüm siyaset kurumunu etkiler. Şeffaflık, liyakat ve güçlü bir iç demokrasi olmadığı zaman, bu durum dışarıya da yansır ve siyasetin genel itibarı zarar görür.

Ancak bugünkü verilerle bakıldığında, Mansur Yavaş’ın aday olacağını sanmıyorum. Kısa vadede bu yönde güçlü bir adım beklentisi sınırlı görünüyor.

Siyaset uzun soluklu bir süreçtir. Bugün kesin görünen birçok şey, yarın değişebilir. Bu nedenle gelişmeleri dikkatle takip etmek gerekir.”

Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Varank, aday belirleme sürecinin partinin kendi meselesi olduğunu söyledi. Ancak mevcut tabloya bakıldığında CHP yönetiminin Özgür Özel etrafında şekillendiğini ifade etti.

Varank, Mansur Yavaş’ın adaylığına ilişkin kısa vadede güçlü bir adım beklemediğini belirtirken, Ekrem İmamoğlu ile ilgili gelişmelerin de parti içi dengeleri etkilediğini söyledi.

Kongre tartışmaları ve iç eleştiriler

CHP’deki kongre sürecine ilişkin iddialara da değinen Varank, Kurultay da şaibe olduğunu CHP’liler söylüyor. Kamuoyuna yansıyan bazı tartışmaların siyasetin genel itibarı açısından olumsuz olduğunu söyledi. Parti içi süreçlerde şeffaflığın önemine vurgu yaptı.

Savunma sanayinde “zihniyet devrimi”

Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı “devrim” olarak nitelendiren Varank, bu sürecin temelinin 2004 yılında alınan stratejik kararlara dayandığını ifade etti. O dönemde ihtiyaçların büyük ölçüde yurt dışından karşılandığını hatırlatan Varank, “Kendi üretmediğimiz sistemleri satın almama yönünde ortaya konan irade, Türkiye’nin kaderini değiştirdi” dedi.

Bugün savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıktığını belirten Varank, özellikle kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.

Sahada üretim, sahada geliştirme

Savunma sanayinde elde edilen başarının en önemli unsurlarından birinin sahayla kurulan doğrudan ilişki olduğunu ifade eden Varank, şirketlerin sahada aktif rol aldığını söyledi.

“Artık firmalarımız askerimizle yan yana çalışıyor. Sahada ortaya çıkan ihtiyaçlara anında müdahale ediliyor, geri bildirimler hızla ürüne yansıtılıyor. Bu sadece teknik bir süreç değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür” diye konuştu.

İHA başarısı ve yeni teknolojilere odaklanma

Türkiye’nin insansız hava araçları alanında yakaladığı başarıya dikkat çeken Varank, bu alanda doğru zamanda yapılan yatırımların karşılığının alındığını ifade etti. Küresel ölçekte rekabetin nispeten yeni olduğu bir alana odaklanmanın Türkiye’yi öne çıkardığını belirtti.

Elektrikli araç dönüşümüne de değinen Varank, TOGG projesinin de benzer bir vizyonla ortaya çıktığını söyledi. Geleneksel otomotiv sektöründe rekabetin zor olduğunu ancak elektrikli mobilite alanının yeni fırsatlar sunduğunu kaydetti.

“Siyasi irade olmasaydı başarı gelmezdi”

Geçmişte yerli üretim girişimlerinin yeterince desteklenmediğini ifade eden Varank, Devrim otomobili örneğini hatırlattı. Güçlü bir siyasi irade olmadan bu tür projelerin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Varank, bugün gelinen noktada bu iradenin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi.

Belediyeler ve denetim vurgusu

Yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Varank, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının tüm belediyeler için titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade etti.

“Bir yerde yanlış yapılıyor diye başka bir yerde de yapılması kabul edilemez” diyen Varank, kendi belediyelerinde güçlü denetim mekanizmaları bulunduğunu ve hatalar karşısında gerekli adımların atıldığını söyledi.

“Siyasetin odağı hizmet olmalı”

Varank, siyasetin temel amacının millete hizmet etmek olduğunu belirterek, tartışmaların değil hizmet üretiminin ön planda olması gerektiğini vurguladı.

“Siyaset, karşı tarafın hataları üzerinden değil, ortaya koyduğunuz hizmetler üzerinden değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

MİLLET HABER AJANSI / ANKARA

Ankara HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gozdetv.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.