Hocalı Katliamı: Tarihin Kara Lekesi
Hocalı Katliamı: Tarihin Kara Lekesi
25–26 Şubat 1992 gecesi Hocalı’da yaşananlar, sadece Azerbaycan’ın değil, insanlık tarihinin de kara sayfası olarak hafızalara kazındı. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar hedef alındı; 600’den fazla masum hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı, binlercesi evlerini terk etmek zorunda kaldı. 34 yıl sonra bile Hocalı’nın acısı dinmedi.
Azerbaycan tarihinin en kara günlerinden biri olarak hafızalara kazınan Hocalı Katliamı, üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen acısını hâlâ hissettirmeye devam ediyor. 25–26 Şubat 1992 gecesi, Ermeni silahlı güçleri ve Sovyet askerlerinin desteğiyle yapılan saldırıda masum siviller hedef alındı, kasaba adeta bir cehennem sahnesine dönüştü. O gecede yaşananlar, sadece Azerbaycan halkı için değil, dünya tarihi için de bir kara leke olarak kaydedildi.
Hocalı, stratejik konumu nedeniyle uzun süredir abluka altındaydı. Kasabadaki yaklaşık 11 bin kişi, saldırı öncesinde gıda, ilaç ve temel yaşam malzemelerine erişimde büyük zorluklar yaşıyordu. Saldırının başlamasıyla birlikte halkın kaçış yolları kesildi; kadın, çocuk ve yaşlılar da dâhil olmak üzere sivillerin büyük bir kısmı korunmasız kaldı. O gece, 613’ten fazla kişi yaşamını yitirdi, yüzlercesi ağır yaralandı ve yaklaşık 1275 kişi esir alındı. Bu esirlerden 150’den fazlasının akıbeti hâlâ bilinmiyor.
Katliamın vahşeti, olay yerinde yapılan incelemelerde açıkça görüldü. Evler, okullar ve kamu binaları saldırılarla tahrip edildi; birçok sivil evinde veya sokakta süngü ve ateşli silahlarla öldürüldü. Kaçmaya çalışanlar, kurşunların hedefi oldu. Kadınlara ve çocuklara yapılan saldırılar, olayın sadece bir savaş hadisesi olmadığını, kasıtlı ve sistematik bir saldırı olduğunu gösterdi.
Uluslararası toplum, Hocalı Katliamı’nı insanlığa karşı işlenmiş suç ve soykırım olarak nitelendirdi. Avrupa ve dünya parlamentolarında yapılan açıklamalarda, kasıtlı olarak sivillerin hedef alındığı ve bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, olayın resmi olarak tanınması ve faillerin adalet önüne çıkarılması için diplomatik ve hukuki girişimlerde bulundu.
Bugün, Hocalı’da ve dünyanın çeşitli şehirlerinde anma törenleri düzenlendi. Kaybettikleri yakınlarını anmak için bir araya gelen aileler, fotoğraflar, mumlar ve çiçeklerle trajediyi hatırlattı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ve diaspora kuruluşları, olayın soykırım olarak tanınması için çalışmalarını sürdürüyor. Törenlerde yapılan konuşmalarda, “Hocalı’nın acısı unutulmayacak, adalet mutlaka sağlanacak” mesajları öne çıktı.
Hocalı Katliamı, yalnızca Azerbaycan halkı için değil, insanlık tarihi açısından da bir uyarı niteliği taşıyor. Sivillerin yaşam hakkının hiçe sayıldığı bu olay, savaşın en karanlık yüzünü gözler önüne seriyor. 34 yıl sonra bile kaybedilen canların acısı hafızalardan silinmedi; Hocalı, tarihin kara lekesi olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.