Başkan Bayraktar: “Gıdayı Korumak, Geleceği Korumaktır”
Başkan Bayraktar: “Gıdayı Korumak, Geleceği Korumaktır”
Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında açıklama yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin israf edildiğine dikkat çekerek, bu sorunun yalnızca tüketim değil üretim ve kaynak yönetimi açısından da kritik bir risk oluşturduğunu söyled
30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar önemli açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilen ve bu yıl dördüncü kez kutlanan özel günün temasının “Gıda İsrafı” olduğuna dikkat çekildi. Bayraktar, gıda israfının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal boyutları olan ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.
Bayraktar, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevreyi koruma hedefiyle sınırlı olmadığını belirterek, “Bugün aynı zamanda üretimi, emeği ve gıdanın gerçek değerini düşünmemiz gereken bir gündür” dedi. Gıdanın sofraya gelene kadar uzun ve zahmetli bir süreçten geçtiğini hatırlatan Bayraktar, çiftçilerin üretim sürecinde iklim koşulları, maliyet artışları ve çeşitli risklerle mücadele ettiğini ifade etti.

“Her israf, emeğin karşılıksız kalmasıdır”
Gıdanın israf edilmesinin yalnızca bir ürün kaybı olmadığını dile getiren Bayraktar, bunun aynı zamanda emeğin, doğal kaynakların ve üretim sürecinin boşa gitmesi anlamına geldiğini söyledi. “Gıdanın israf edilmesiyle sadece ürün değil, çiftçilerimizin emeği de israf oluyor” ifadelerini kullanan Bayraktar, toplumun bu konuda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30 ila 35’inin israf edildiğine dikkat çeken Bayraktar, bu miktarın yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona ulaştığını belirtti. Küresel ölçekte gıda israfının ekonomik karşılığının 1 trilyon dolar civarında olduğuna işaret eden Bayraktar, çevresel ve sosyal maliyetlerle birlikte bu rakamın 2,6 trilyon dolara kadar yükseldiğini ifade etti.
Türkiye’de tablo endişe verici
Türkiye’deki gıda israfına da değinen Bayraktar, yıllık israf miktarının 18 ila 20 milyon ton civarında olduğunu belirtti. Özellikle ekmek israfının dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyleyen Bayraktar, günlük yaklaşık 4,9 milyon adet ekmeğin çöpe gittiğini ifade etti. Sebze ve meyve üretiminde ise yıllık 50 milyon tonu aşan üretimin yaklaşık 10-13 milyon tonunun çeşitli aşamalarda kaybedildiğini dile getirdi.
Bu durumun üretim kapasitesi ile tüketim alışkanlıkları arasında sağlıklı bir denge kurulamadığını gösterdiğini belirten Bayraktar, israfın büyük ölçüde bireysel alışkanlıklardan kaynaklandığını söyledi.
“Basit önlemlerle israf azaltılabilir”
Hane halkı düzeyinde gıda israfının; ihtiyaçtan fazla alışveriş yapılması, uygun saklama koşullarının sağlanamaması ve artan gıdaların değerlendirilmemesinden kaynaklandığını belirten Bayraktar, bu sorunun basit ama etkili önlemlerle azaltılabileceğini ifade etti.
Sıfır atık anlayışının bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “Asıl hedef, atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesi değil, en baştan oluşmasının engellenmesidir” dedi. İhtiyaç kadar tüketmenin, planlı alışveriş yapmanın ve gıdayı bir değer olarak görmenin önemine dikkat çekti.
Tarımda kaynak baskısı artıyor
Tarım sektörünün küresel ölçekte tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini kullandığını hatırlatan Bayraktar, iklim değişikliği, kuraklık ve artan maliyetlerin üretim üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti. Böyle bir ortamda gıda israfının yalnızca bugünü değil, geleceği de tehdit ettiğini vurguladı.
Gıdanın korunmasının yalnızca üreticinin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Bayraktar, tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Gıdayı korumak üreticiyi korumaktır”
Açıklamasının sonunda güçlü bir mesaj veren Bayraktar, “Gıdayı korumak, üreticiyi korumaktır. Üreticiyi korumak ise, ülkenin geleceğini güvence altına almaktır” dedi. Sıfır atık bilincinin günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, bu anlayışın yaygınlaşmasının sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıdığını ifade etti.
Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün toplumsal farkındalığı artırmasını temenni eden Bayraktar, herkesi gıdaya ve emeğe daha güçlü bir sahiplenme duygusuyla yaklaşmaya davet etti. “Gıdayı israf eden bir toplum, aslında kendi geleceğini tüketmektedir” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.