Başkan Alsan: ‘Depremzedenin yükünü hafifletmek devletin asli görevidir
Gündem
(GÖZDE) - Gözde Tv |
10.05.2026 - 10:58, Güncelleme:
10.05.2026 - 10:58
Başkan Alsan: ‘Depremzedenin yükünü hafifletmek devletin asli görevidir
Depremin üzerinden aylar geçti… Acılarımız hâlâ ilk günkü kadar taze, insanların yükü ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bugün Adıyaman’da vatandaşımız yalnızca evinin değil, geleceğinin de kaygısını taşıyor.
Konteyner kentlerin boşaltılacağı söyleniyor. Peki insanlar nereye gidecek? Elinde anahtarı olmayan vatandaşa “çıkın” demek kolaydır ama mesele o anahtarı teslim edebilmektir. Bugün rezerv alanlarda hâlâ tamamlanamamış dükkânlar, bitirilememiş iş yerleri ve teslim edilmeyi bekleyen yapılar var. Hak sahipleri büyük bir belirsizliğin içinde bırakılmış durumda. İnsanlar yıllardır emek verdiği iş yerini ne zaman açacağını bilmiyor, ailesini nasıl geçindireceğinin hesabını yapıyor.
Özellikle küçük esnafımızın durumu içler acısıdır. Dükkanı teslim edilmeyen esnaf konteynerden çıkınca nereye gidecek? Sermayesi tükenen, borçla ayakta duran insanlar bir de iş yerinden mahrum bırakılırsa bu şehirde kepenkler birer birer kapanacaktır.
Kiracılarımıza gelince… Ne yazık ki onları düşünen neredeyse yok. Ev sahibi olmayan, iş yeri sahibi olmayan binlerce kiracı vatandaşımız bugün sessizce kaderine terk edilmiş durumda. Konteyner kentler boşaldığında birçok kiracı esnaf iş yapacak yer bulamayacak, yüksek kiraların altında ezilecek ve mecburen kepenk kapatacaktır. Bu insanların sesi duyulmak zorundadır. Çünkü şehir yalnızca binalarla değil, içinde yaşayan insanlarla ayağa kalkar.
Bir diğer önemli mesele ise yerinde dönüşüm sürecinde çalışan müteahhitlerimizin ve emekçilerimizin hakedişleridir. Bayram arifesine girdiğimiz bugünlerde hâlâ ödemesini alamayan insanlar var. Şantiyelerde çalışan işçinin de, malzeme bekleyen esnafın da, gecesini gündüzüne katan müteahhidin de gözü kulağı yapılacak ödemelerdedir. Devletimizin bu konuda hızlı davranması, hakedişlerin bayramdan önce ödenmesini sağlaması artık bir zorunluluktur. Çünkü piyasada ciddi bir nakit sıkışıklığı yaşanmaktadır. Bu ödemeler yalnızca müteahhidi değil; demirciyi, ustayı, nakliyeciyi, işçiyi ve yüzlerce aileyi doğrudan ilgilendirmektedir.
Bugün vatandaş bir taraftan depremin yaralarını sarmaya çalışırken, diğer taraftan ağır ekonomik şartlarla mücadele etmektedir. Özellikle maliyenin vergi borcunu ödeyemeyen esnafın ve vatandaşın banka hesaplarına bloke koyması kabul edilemez bir uygulamadır. İnsanlar zaten ayakta kalma mücadelesi verirken hesabına bloke konulan bir esnaf nasıl ticaret yapacak, çalışanının maaşını nasıl ödeyecek, ailesinin geçimini nasıl sağlayacaktır? Devlet vatandaşına nefes aldırmalı, zor gününde el uzatmalıdır. Deprem yaşamış şehirlerde vatandaşın üzerine yeni ekonomik yükler bindirmek vicdanları yaralamaktadır.
Öte yandan milletimizin ekonomik durumu her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Bayram kapıda ama vatandaşın evinde bayram heyecanı değil, geçim telaşı var. Emeklimiz de asgari ücretlimiz de artık kurban kesmeyi bırakın, bayramda misafirine ikram edeceği şekerin, çikolatanın, gofretin hesabını yapıyor. İnsanlar çocuklarının bayram sevincini eksik bırakmamak için borç düşünüyor. Bu tablo, ne yazık ki ülkemizin geldiği ekonomik gerçeğin en acı özetidir.
Biz Anahtar Parti olarak diyoruz ki; vatandaşımız yalnız bırakılmamalıdır. Depremzedenin yükünü hafifletmek devletin asli görevidir. İnsanlarımız belirsizlik değil çözüm, vaat değil somut adım beklemektedir. Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkabilmesi için vatandaşın sesine kulak verilmesi şarttır.
Emircan Ahmet Alsan
Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanı
Depremin üzerinden aylar geçti… Acılarımız hâlâ ilk günkü kadar taze, insanların yükü ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bugün Adıyaman’da vatandaşımız yalnızca evinin değil, geleceğinin de kaygısını taşıyor.
Konteyner kentlerin boşaltılacağı söyleniyor. Peki insanlar nereye gidecek? Elinde anahtarı olmayan vatandaşa “çıkın” demek kolaydır ama mesele o anahtarı teslim edebilmektir. Bugün rezerv alanlarda hâlâ tamamlanamamış dükkânlar, bitirilememiş iş yerleri ve teslim edilmeyi bekleyen yapılar var. Hak sahipleri büyük bir belirsizliğin içinde bırakılmış durumda. İnsanlar yıllardır emek verdiği iş yerini ne zaman açacağını bilmiyor, ailesini nasıl geçindireceğinin hesabını yapıyor.
Özellikle küçük esnafımızın durumu içler acısıdır. Dükkanı teslim edilmeyen esnaf konteynerden çıkınca nereye gidecek? Sermayesi tükenen, borçla ayakta duran insanlar bir de iş yerinden mahrum bırakılırsa bu şehirde kepenkler birer birer kapanacaktır.
Kiracılarımıza gelince… Ne yazık ki onları düşünen neredeyse yok. Ev sahibi olmayan, iş yeri sahibi olmayan binlerce kiracı vatandaşımız bugün sessizce kaderine terk edilmiş durumda. Konteyner kentler boşaldığında birçok kiracı esnaf iş yapacak yer bulamayacak, yüksek kiraların altında ezilecek ve mecburen kepenk kapatacaktır. Bu insanların sesi duyulmak zorundadır. Çünkü şehir yalnızca binalarla değil, içinde yaşayan insanlarla ayağa kalkar.
Bir diğer önemli mesele ise yerinde dönüşüm sürecinde çalışan müteahhitlerimizin ve emekçilerimizin hakedişleridir. Bayram arifesine girdiğimiz bugünlerde hâlâ ödemesini alamayan insanlar var. Şantiyelerde çalışan işçinin de, malzeme bekleyen esnafın da, gecesini gündüzüne katan müteahhidin de gözü kulağı yapılacak ödemelerdedir. Devletimizin bu konuda hızlı davranması, hakedişlerin bayramdan önce ödenmesini sağlaması artık bir zorunluluktur. Çünkü piyasada ciddi bir nakit sıkışıklığı yaşanmaktadır. Bu ödemeler yalnızca müteahhidi değil; demirciyi, ustayı, nakliyeciyi, işçiyi ve yüzlerce aileyi doğrudan ilgilendirmektedir.
Bugün vatandaş bir taraftan depremin yaralarını sarmaya çalışırken, diğer taraftan ağır ekonomik şartlarla mücadele etmektedir. Özellikle maliyenin vergi borcunu ödeyemeyen esnafın ve vatandaşın banka hesaplarına bloke koyması kabul edilemez bir uygulamadır. İnsanlar zaten ayakta kalma mücadelesi verirken hesabına bloke konulan bir esnaf nasıl ticaret yapacak, çalışanının maaşını nasıl ödeyecek, ailesinin geçimini nasıl sağlayacaktır? Devlet vatandaşına nefes aldırmalı, zor gününde el uzatmalıdır. Deprem yaşamış şehirlerde vatandaşın üzerine yeni ekonomik yükler bindirmek vicdanları yaralamaktadır.
Öte yandan milletimizin ekonomik durumu her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Bayram kapıda ama vatandaşın evinde bayram heyecanı değil, geçim telaşı var. Emeklimiz de asgari ücretlimiz de artık kurban kesmeyi bırakın, bayramda misafirine ikram edeceği şekerin, çikolatanın, gofretin hesabını yapıyor. İnsanlar çocuklarının bayram sevincini eksik bırakmamak için borç düşünüyor. Bu tablo, ne yazık ki ülkemizin geldiği ekonomik gerçeğin en acı özetidir.
Biz Anahtar Parti olarak diyoruz ki; vatandaşımız yalnız bırakılmamalıdır. Depremzedenin yükünü hafifletmek devletin asli görevidir. İnsanlarımız belirsizlik değil çözüm, vaat değil somut adım beklemektedir. Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkabilmesi için vatandaşın sesine kulak verilmesi şarttır.
Emircan Ahmet Alsan
Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanı
Adıyaman HABERİ
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiçbir editörü sorumlu tutulamaz.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.