Bakan Yardımcısı Aydın: İsrail’in Stratejisi Barış Değil, Kalıcı Kırılganlıktır
Bakan Yardımcısı Aydın: İsrail’in Stratejisi Barış Değil, Kalıcı Kırılganlıktır
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, küresel güç dengeleri ve bölgesel jeopolitik gelişmeler ışığında “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yakın coğrafyada yaşanan çatışmaların arka planının dikkatle okunması gerektiğini belirten Aydın, istikrarsızlıktan beslenen aktörlerin başında İsrail’in geldiğini savundu.
Aydın, yaptığı açıklamada, özellikle Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden savaşın bölgesel dengeleri derinden sarstığını ifade ederek, “Yakın coğrafyamızda cereyan eden tüm hadiseler incelendiğinde, çatışmalardan kimin kazançlı çıktığına bakmak hakikate ulaşmanın en kestirme yoludur. Suriye özelinde istikrarsızlıktan beslenen ve bu kaosu stratejik avantaja dönüştüren aktör açıktır: İsrail” dedi.
“İstikrarsızlık İsrail’e alan açıyor”
Suriye’de süregelen istikrarsızlığın, İsrail’in askerî, siyasi ve ekonomik nüfuz alanını genişletmesine imkân tanıdığını vurgulayan Aydın, güçlü devletlerin ve istikrarlı toplumların İsrail’in tercih ettiği bir bölgesel düzen olmadığını belirtti. Aydın, “Parçalanmış yapılar ve süreklilik kazanan krizler, İsrail’in stratejilerinin temelini oluşturmaktadır. Suriye’de derinleşen her yeni gerilim, Suriye halkına kaybettirirken İsrail’e alan açmaktadır” ifadelerini kullandı.
Suriye’nin yeniden bir iç savaşa sürüklenmesinin yalnızca Suriyeliler için değil, tüm bölge için ciddi riskler barındırdığını kaydeden Aydın, bu durumun bölgesel barış ve güvenlik açısından telafisi güç sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
Somaliland ve Afrika Boynuzu uyarısı
Aydın, benzer bir yaklaşımın bugün Somaliland hattında da görüldüğünü belirterek, İsrail’in Afrika Boynuzu’ndaki artan faaliyetlerine dikkat çekti. Bu girişimlerin, Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz ekseninde Türkiye’nin istikrar odaklı politikalarını zayıflatmayı hedeflediğini ifade eden Aydın, “İsrail’in küresel ve bölgesel vizyonu barış değil, kalıcı kırılganlıktır” değerlendirmesinde bulundu.
“Terörsüz Türkiye, sadece iç güvenlik meselesi değil”
“Terörsüz Türkiye” sürecinin salt bir iç güvenlik başlığı olarak ele alınamayacağını vurgulayan Aydın, bu sürecin bölgesel istikrarı önceleyen ve dış müdahalelere karşı yüksek farkındalık gerektiren stratejik bir zemine sahip olduğunu dile getirdi.
Suriye’de diplomatik kanalların kapatılmasının yeni çatışmalar üreteceğini ifade eden Aydın, uzlaşının ise kapsayıcı bir toplumsal sözleşmenin önünü açacağını belirtti. Bu çerçevede, SDG’nin Suriye devletiyle entegre olmasının istikrarın tesisi açısından kritik önemde olduğunu söyleyen Aydın, 10 Mart Mutabakatı’nın bu sürecin temel referansı olduğunu kaydetti.
“Yeni Suriye’de tüm halkların hakları güvence altına alınmalı”
Geçmişte Baas rejiminin özellikle Kürtlere yönelik baskıcı ve yok sayıcı politikalarına dikkat çeken Aydın, yeni Suriye’de Arapların, Kürtlerin ve Türkmenlerin haklarının anayasal ve fiilî güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Aydın, “Suriye’de insanların güven ortamında evlerine, işlerine ve gündelik hayatlarına dönmesi ve normalleşmenin sağlanması artık ertelenmemelidir” dedi.
Lübnan benzetmesi: “Risk büyüyor”
Aksi senaryoların Suriye’yi “Lübnanlaştırma” riskini artıracağına işaret eden Aydın, Lübnan’da yıllardır süren zayıf devlet yapısının ve dış müdahalelerle beslenen kriz ortamının İsrail tarafından nasıl kullanıldığının bilindiğini söyledi. Suriye’nin benzer bir akıbete sürüklenmesinin bölge açısından ağır sonuçlar doğuracağını belirten Aydın, bundan en fazla fayda sağlayacak aktörün yine İsrail olacağını ifade etti.
“Türkiye istikrardan yanadır”
Türkiye’nin bu konudaki uyarı ve çabalarının hayati önemde olduğunu vurgulayan Aydın, “Türkiye istikrardan yanadır. Terörsüz Türkiye süreci de bu büyük resmin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşu sayesinde başlatılan “Terörsüz Türkiye” sürecinin ne denli isabetli ve stratejik bir devlet aklını yansıttığının bugün daha net görüldüğünü belirten Aydın, sürecin başarıya ulaşması için dikkatli, temkinli ve ferasetli olunması gerektiğini sözlerine ekledi.
Aydın, açıklamasını, “Bölgemizi yeniden ateşe atmak isteyenlerin planlarını bozarak birlik ve kardeşlik içinde, herkesin kazandığı ortak bir gelecek inşa etmemiz mümkündür” ifadeleriyle tamamladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.