giftcardmall/mygift dini chat

Bakan Yardımcısı Aydın: Gazze’de Yaşananlar Planlı Bir Yok Etme Politikasıdır

Gündem (GÖZDE) - Gözde Tv | 01.02.2026 - 19:34, Güncelleme: 01.02.2026 - 19:34
 

Bakan Yardımcısı Aydın: Gazze’de Yaşananlar Planlı Bir Yok Etme Politikasıdır

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Gazze’de ateşkese rağmen süren İsrail saldırılarını sert sözlerle eleştirerek, yaşananların münferit ihlaller değil, bilinçli ve sistematik bir yok etme politikasının parçası olduğunu söyledi. Aydın, sivillerin, hastanelerin ve insani yardımların hedef alınmasını “modern çağın en ağır insanlık suçlarından biri” olarak nitelendirdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Gazze’de ateşkes ilan edilmesine rağmen devam eden İsrail saldırılarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Aydın, yaşananların artık münferit ihlaller olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, saldırıların “bilinçli, sistematik ve planlı bir yok etme politikasının” parçası olduğunu söyledi. Gazze’ye yönelik her yeni saldırının İsrail’in barıştan ne denli uzak olduğunu değil, barışı en baştan reddettiğini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, İsrail’in soykırımı kalıcı bir yöntem olarak benimsediğini ifade etti. Aydın, “Bugün Gazze’de hedef alınan yalnızca binalar ya da altyapı değil; doğrudan doğruya bir halkın yaşam hakkıdır” dedi. Sivillerin doğrudan hedef alındığına dikkat çeken Aydın, çocukların, kadınların, yaşlıların, hastanelerin ve insani yardım konvoylarının vurulmasının modern çağın en ağır insanlık suçlarından biri olduğunu belirtti. Ateşkesi ihlal etmeyi alışkanlık haline getiren, insani yardımların girişini engelleyen ve Birleşmiş Milletler kararlarını açıkça yok sayan bir devletin barıştan söz edemeyeceğini dile getiren Aydın, İsrail’in tutumunun uluslararası hukuku hiçe saydığını kaydetti. “Amaç Güvenlik Değil, Bir Halkı Yok Etmek” İsrail’in sergilediği bu saldırgan politikanın asıl hedefinin Gazze’yi yaşanamaz hale getirerek Filistin halkını topyekûn yok etmek olduğunu ifade eden Aydın, “Amaç güvenlik değil; direnci kırmak, umudu tüketmek ve bir halkı tarihinden koparmaktır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin bu zulüm karşısında ilk günden itibaren net, tutarlı ve onurlu bir duruş sergilediğini vurgulayan Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin her platformda Filistin halkının haklı davasını savunduğunu söyledi. Türkiye’nin Gazze’de yaşananların adını açıkça koymaktan çekinmediğini belirten Aydın, “Sessiz kalanların aksine, Türkiye adaletin, hukukun ve insan onurunun yanında durmayı tercih etmiştir” ifadelerini kullandı. Uluslararası Topluma Sert Eleştiri Uluslararası toplumun büyük bir bölümünün yaşananlara karşı sessiz kalmasını da eleştiren Aydın, bu suskunluğun zulmü daha da derinleştirdiğini dile getirdi. “Böylesi bir vahşet karşısında tarafsızlık yoktur. Susmak, bu suçlara ortak olmaktır” diyen Aydın, hukukun ve insan haklarının bu denli açık biçimde ihlal edildiği bir ortamda sessizliğin zulmün en güçlü müttefiki haline geldiğini söyledi. Bu sessizliğin aynı zamanda uluslararası sistemin ahlaki iflasının göstergesi olduğunu belirten Aydın, Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin’in ve Gazze’nin sesi olmaya devam edeceğini vurguladı. “Gazze İçin Konuşmak, İnsanlık İçin Konuşmaktır” Türkiye’nin gücü yalnızca askeri kapasiteyle değil; adalet, vicdan ve mazlumun yanında durabilme cesaretiyle tanımladığını ifade eden Aydın, “Gazze için konuşmak, insanlık için konuşmaktır” dedi. Aydın, tarihin bugün Gazze’de yaşananları da bu zulüm karşısında kimlerin sustuğunu, kimlerin ise hakikati haykırdığını da kayda geçeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin safı bellidir: Zulmün değil, adaletin tarafındayız.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Gazze’de ateşkese rağmen süren İsrail saldırılarını sert sözlerle eleştirerek, yaşananların münferit ihlaller değil, bilinçli ve sistematik bir yok etme politikasının parçası olduğunu söyledi. Aydın, sivillerin, hastanelerin ve insani yardımların hedef alınmasını “modern çağın en ağır insanlık suçlarından biri” olarak nitelendirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Gazze’de ateşkes ilan edilmesine rağmen devam eden İsrail saldırılarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Aydın, yaşananların artık münferit ihlaller olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, saldırıların “bilinçli, sistematik ve planlı bir yok etme politikasının” parçası olduğunu söyledi.

Gazze’ye yönelik her yeni saldırının İsrail’in barıştan ne denli uzak olduğunu değil, barışı en baştan reddettiğini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, İsrail’in soykırımı kalıcı bir yöntem olarak benimsediğini ifade etti. Aydın, “Bugün Gazze’de hedef alınan yalnızca binalar ya da altyapı değil; doğrudan doğruya bir halkın yaşam hakkıdır” dedi.

Sivillerin doğrudan hedef alındığına dikkat çeken Aydın, çocukların, kadınların, yaşlıların, hastanelerin ve insani yardım konvoylarının vurulmasının modern çağın en ağır insanlık suçlarından biri olduğunu belirtti. Ateşkesi ihlal etmeyi alışkanlık haline getiren, insani yardımların girişini engelleyen ve Birleşmiş Milletler kararlarını açıkça yok sayan bir devletin barıştan söz edemeyeceğini dile getiren Aydın, İsrail’in tutumunun uluslararası hukuku hiçe saydığını kaydetti.

“Amaç Güvenlik Değil, Bir Halkı Yok Etmek”

İsrail’in sergilediği bu saldırgan politikanın asıl hedefinin Gazze’yi yaşanamaz hale getirerek Filistin halkını topyekûn yok etmek olduğunu ifade eden Aydın, “Amaç güvenlik değil; direnci kırmak, umudu tüketmek ve bir halkı tarihinden koparmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin bu zulüm karşısında ilk günden itibaren net, tutarlı ve onurlu bir duruş sergilediğini vurgulayan Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin her platformda Filistin halkının haklı davasını savunduğunu söyledi. Türkiye’nin Gazze’de yaşananların adını açıkça koymaktan çekinmediğini belirten Aydın, “Sessiz kalanların aksine, Türkiye adaletin, hukukun ve insan onurunun yanında durmayı tercih etmiştir” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Topluma Sert Eleştiri

Uluslararası toplumun büyük bir bölümünün yaşananlara karşı sessiz kalmasını da eleştiren Aydın, bu suskunluğun zulmü daha da derinleştirdiğini dile getirdi. “Böylesi bir vahşet karşısında tarafsızlık yoktur. Susmak, bu suçlara ortak olmaktır” diyen Aydın, hukukun ve insan haklarının bu denli açık biçimde ihlal edildiği bir ortamda sessizliğin zulmün en güçlü müttefiki haline geldiğini söyledi.

Bu sessizliğin aynı zamanda uluslararası sistemin ahlaki iflasının göstergesi olduğunu belirten Aydın, Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin’in ve Gazze’nin sesi olmaya devam edeceğini vurguladı.

Gazze İçin Konuşmak, İnsanlık İçin Konuşmaktır”

Türkiye’nin gücü yalnızca askeri kapasiteyle değil; adalet, vicdan ve mazlumun yanında durabilme cesaretiyle tanımladığını ifade eden Aydın, “ Gazze için konuşmak, insanlık için konuşmaktır” dedi.

Aydın, tarihin bugün Gazze’de yaşananları da bu zulüm karşısında kimlerin sustuğunu, kimlerin ise hakikati haykırdığını da kayda geçeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin safı bellidir: Zulmün değil, adaletin tarafındayız.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gozdetv.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.