Bakan Yardımcısı Aydın: Toplumsal Birlik ve Kardeşlik Dili Korunmalı
Bakan Yardımcısı Aydın: Toplumsal Birlik ve Kardeşlik Dili Korunmalı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı açıklamada toplumsal barış, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, özellikle kamuoyunda kullanılan dilin hassasiyetine dikkat çekti. Aydın, etnik köken, inanç ve aidiyetleri hedef alan söylemlerin toplumda derin yaralar açabileceğini belirterek, “Söz bazen bir köprü inşa eder, bazen de onarılması güç yaralar açabilir” ifadelerini kullandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, toplumsal birlik ve kardeşlik vurgusu yaptığı açıklamasında, etnik kimlikleri hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirterek “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda tüm kesimlere sağduyu ve sorumluluk çağrısında bulundu.
Yunus Emre’nin “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz” dizelerini hatırlatan Aydın, sözün gücünün doğru kullanılması gerektiğini vurguladı. Herhangi bir etnik kimliği, inancı ya da mezhebi hedef alan ifadelerin mizah veya alışkanlık gerekçesiyle açıklanamayacağını belirten Aydın, bu tür söylemlerin toplumsal barışı tehdit ettiğini söyledi.
Aydın, açıklamasında Türkler, Kürtler, Araplar, Aleviler ve Sünniler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin eşit ve onurlu bir şekilde görülmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu milletin hiçbir ferdi aşağılanamaz, dışlanamaz, ikinci sınıf görülemez” dedi.
Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kritik bir süreçten geçtiğini belirten Aydın, bu dönemde iş dünyasından siyasete, medyadan sivil topluma kadar tüm kesimlerin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Provokatif ve kutuplaştırıcı söylemlere karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Bölgesel gelişmelere de değinen Aydın, Türkiye’nin çevresinin istikrarsızlık ve çatışmalarla çevrili olduğuna dikkat çekerek, iç huzurun güçlendirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin başarıyla sonuçlanmasının bölgedeki olumsuz senaryoları boşa çıkaracak stratejik bir adım olacağını söyleyen Aydın, Türkler ve Kürtler arasındaki tarihsel bağlara da vurgu yaptı. Malazgirt’ten Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden modern Türkiye’nin kuruluşuna kadar bu iki topluluğun ortak mücadele verdiğini hatırlattı.
Bu süreçlerin dikkat, özen ve sabır gerektirdiğini ifade eden Aydın, buna rağmen sürecin belirsizliğe sürüklenmemesi gerektiğini belirterek, “Zaman en büyük sermayemizdir” dedi. Sabotaj ve algı operasyonlarına fırsat verilmemesi gerektiğini vurgulayan Aydın, sürecin devlet ciddiyetiyle ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek hızlı ve kararlı biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece yönelik iradesine de değinen Aydın, bu yaklaşımın “devlet aklı ve cesur bir irade” olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Aydın, konuşmasını birlik ve kardeşlik mesajıyla tamamlayarak, “Gün ayrıştırma değil, farklılıkları zenginlik olarak görme günüdür. Türk’ün de Kürt’ün de geleceği birdir, ortaktır. Bu toprakların huzuru da istikbali de kardeşliktedir” ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.